Sevgilim Pınar’a doğum gününe kadar tek bir şey söylemedim. Acaba unuttu mu diye bir yandan da içi içini yiyordu, hissettim. Nadiren bana hatırlamam için ufak tefek şeyler söyledi ama hiç oralı olmadım ve bu onu üzdü. Sonrasında tek bir çaba dahi harcamadı doğum gününü hatırlatmakla alakalı. :) Hayat Bu’da karşılaştığım doğum günü tekne turu aklıma yatmıştı. Sundukları 10 çeşit mezeden oluşan ordövr tabağı, sınırsız yerli içecek,  ızgara et ya da balık, salata, meyve, tatlı derken oldukça kapsamlı fakat aynı zamanda biz bize olacağımız bir organizasyon olabilirdi. En yakın arkadaşlarımıza haber saldım 10 kişi olduk toplamda. Organizasyon tam da 10 kişilikti zaten. Planladık ayarladık artık doğum günü akşamını bekliyoruz. Büyük gün gelince Pınar’ın arkadaşı moralim çok bozuk bahanesiyle aldı onu evden. Ne kadar inandırıcı olduğunu bilemiyoruz ama o an inandığına inanmak istiyoruz… :) Neyse tekneye doğru yol aldılar. Biz de topluca onları teknede bekliyoruz. Pınar’ın “Nasıl yani?” diyerek sevinç çığlıkları attığını duydum ve bir anda ortaya çıktık. Sarılmalar buluşmalar konuşmalar kutlaşmalar derken yedik içtik, sohbetler hediyeler eşliğinde muhteşem bir 4 saat geçirdik teknede. Pınar sevinçten havalara uçtu. Bu güzel hediye için bana üstünden 1 ay geçmesine rağmen hala teşekkür etmeye devam ediyor. :) Ben de bu güzel etkinlik için Hayat Bu’ya teşekkür ederim.

shutterstock_49843528