İş hayatımın en çetrefilli dönemiydi, yeni terfii almıştım ve bir düzen oturtmanın sıkıntısını çekiyordum. Dolayısıyla karım ve çocuklarımla çok ilgilenemiyor, onlara gerekli zamanı ayıramıyordum. Geçen hafta sonu karım bu duruma el koydu ve bizim için bir plan yaptığını söyledi. Açıkçası pek gelebileceğimi sanmıyordum -çoğu hafta sonunu ofiste geçirir, eve gece geç saatlerde dönerim.  O hafta enteresan bir şekilde ofiste mesai harcayacak bir şey cıkmadı ve her şey yolunda gitti.

Ertesi sabah meraklı bir bekleyişle yola çıktık. Tekneyi gördüğümde gözlerime inanamadım Aslına bakarsanız karımın benim yelkenliye olan merakımı farkettiğini bile sanmıyordum. Yaşadığım mutluluğun tarifini hala yapabileceğimi sanmıyorum.

Burgazada’ya doğru yola çıktık. Erken saatlerde hava biraz soğuktu ve çok acıkmıştık, birbirimize bakarak içtiğimiz çayın sıcaklığını hala hissedebiliyorum. Sanki yeniden aile olduğumuzu hissetmiş ve kenetlenmiştik. Karıma ve böyle bir olaya vesile olduğu için Hayat Bu’ya çok teşekkür ediyorum. Hayatın kısa olduğunu, denizen o tuzlu kokusunu huzur içinde içine çekmek için çok geç kalmamak gerektiğini düşünüyorum. Sahip olduklarımız aslında ne kadar da çok! Herkese sonsuz sevgiler.

yelken